bugün iyi hissediyorum çünkü bugün kötü hissettirecek şeyler yaşamadım. ya da her zaman kötü hissetmemi sağlayan şeyleri hissetmememi sağlayan güzel şeyler yaşadım diyelim. bunlar aslında çok küçük şeyler ve başkalarının iyi hissetmesini sağlamayacak şeylerdir. ama ben, kendimi iyi hissettirecek şeyler buldum. en azından bir şey.
nerdeyse okuldan geldiğimden beri ödev yapıyorum. ne ödevi? ingiliz edebiyatı ödevi. ALLAHIM. ben hiç bu kadar istekli, bu kadar zevk alarak ödev yapmamıştım yemin ederim. resmen bitmesini istemedim, tam beş sayfa yazmama rağmen yorulmadım. "melek"imiz daha çok edebiyat ödevi verse de yapsak :') ingiliz edebiyatı okumaya kararlıyım. çok istiyorum. baya istiyorum. önünü alamıyorum.
yazdığım ödevden birkaç fotoğrafı dayıcığıma attım ve bana yazdığı mesajla ölümüne duygulandım. o mesajı burada saklamak istiyorum.
"seninle gerçekten gurur duyuyorum. hayatın, ancak yapmak istediklerini yapacak, ancak yürümek istediğin yolda yürüyecek fırsatları sana vermesini samimiyetle dliyorum. mecburen yaşamamanı ve fakat istediklerinle, seçtiğin, mutlu olduğun , keyif aldığın şeyleri yaparak yaşamanı istiyorum. zihinsel açlık çekmeyen insanlardan olmamalısın, eminim olmayacaksın da."
keşke hayat dayıma da istediği fırsatları sunsaydı. o benim hep yanımdaydı, imkanım olduğunda maneviyattan başka yönlerde de onun yanında olmayı çok istiyorum. o iyi ki var.
ablan test çözmeye kaçar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder