
Aslında hiç yazasım yok ama sanırım içimi dökmeye ihtiyacım var. Sanırım değil öyle. Her neyse bir gider bir gelir oldum, kafam beynim kalbim. Darma duman değilim, yıkılmadım ayaktayım (Mahsun Kırmızıgül stayla). Yani bir ortamda etrafa neşe saçarken, kendi kendime kaldığımda bambaşka birine dönüşüyorum ve yüzüne güldüğüm insanlardan bu yüzümü de saklıyorum. Beni kimsenin böyle bilmesini istemiyorum, ya da daha doğru bir deyişle asık surat bir kız olarak görünüp, hafızalarda öyle kalmak istemiyorum. Belki de yalnızlıktan bıkmışımdır artık, bilemiyorum. Belki de yaşadığım şey özlemdir. Siluetini hayal ediyorum da, sevgilinin bedeni güzel şey. Sarılıp öpüp koklamak, romantizm değil bu, ihtiyaç sanki. Ne bileyim, özleyecek başka birini bulana kadar onu özleyecek olmam düşüncesi hoşuma gidiyor değil. Döndüm dolaştım ona geldim yine. Halbuki biz yeni defter almıştık değil mi. Neyse ya sie. Sie sie diye diye (yandım bir sie var diye..) bi gün sie olucam ya hadi neyse... Neyse. Birkaç şey anlatacaktım da havamda değilim, güneşli bi' havada anlatırım artık ahahahahafklsdfjloepğsa,dşŞIOPSDIKDSŞG espri yaptı abdürrezzak gülmektir farz. OLDU MU??!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder