21 Kasım 2010 Pazar

bilinmeyen sanatçı




Merhaba. Nasılsın? İyi misin ? evet iyisin. Biliyorum, alıyorum haberini. Görüyorum mutlusun. Beni unutmuşsun. Beni hiç hatırladın mı ? beni hiç hatırlamak istedin mi ? hiç düşündün mü ne haldeyimdir ? düşündün mü iyi miyimdir ? hala nefes alabildiğimden emin misin ? yoksa cinayet işlediğinin farkında değil misin ? beni öldürdün. Bitsin, dediğin andan beri yaşamıyorum. Çok çalıştım, çok çabaladım, unutayım dedim ama yapamadım. Unutamadım yaptığını. Gelen kimse tutamadı yerini, sevemedim, hep seni aradım dudaklarında, senin kokunu alamamak titretti kalbimi. Derdim ya hani teoman’dan “ne zaman düşünsem seni, yaprak gibi titriyorken kalbim” diye, şimdi o yaprak soldu, döküldü, kalbim nerde? Bilmiyorum. Sende mi? yo hayır, bildiğim tek şey de bu aslında. Kalbim sende falan değil. Seni sevmiyorum. Senden nefret ediyorum. Seni sevseydim bunu söyleyemezdim ki, senden nefret ettiğimi dile getiremezdim. Peki ya neden yazıyorum tüm bunları ? çünkü bi şekilde anlatmalıyım. Dökmeliyim içimi. Yapamıyorum. Patlayacak gibi oluyorum. Ölüyorum yani anladın mı ? anlasaydın gitmezdin. Anlasaydın yalan söylemezdin. Anlasaydın, eğer biraz insan, biraz erkek olabilseydin bana yalan söylemezdin. Söyledin. Benim için delirirken birdenbire noldu da gittin ? niye böyle olduk? Niye bittik? Ben miydim suçlu? Ben aptal mıydım? Yo hayır. Seni sevmeyi hiçbir zaman aptallık olarak görmedim. Seni sevdiğim için kendimle gurur duyuyorum. Sana aşık olmak sanki yaptığım en iyi şeymiş gibi onurlanıyorum. Hayır sevinme, bunun seninle bi alakası yok. Ben insan olup sevebildim ve en azından bunu dürüstçe söyleyebiliyorum. Sense hayvanlık yaptın... yok yok, hayvan bile bunu yapamazdı hayır. Sana bi sıfat bulamıyorum. Sen sadece isminle anılabilecek seviyede birisin. Sana aşıktım, şimdi değilim. Peki neden bu uğraşlarım? Nedir tüm bu konuşmalarım? Bu çırpınan gururumun sesi. Susma, kendini öldürüyosun diyen gururum benden çok konuşuyor, duyuyor musun? Sen beni hiç duydun mu? Beni hiç dinledin mi? peki ya sen hiç mi sevmedin beni? Gerçekten de şimdi sevdiğin kız, ilk ciddi anlamda aşık olduğun kız mı? peki aynısını gözlerimin içine bakarak, kulağıma binlerce kez fısıldayarak söylediğin onlarca günde, hepsi yalan mıydı? Peki şimdi senin sıfatın ne? Yalancı mı? düzenbaz, palavracı mı? yo hayır. Sen katilden başka bir şey değilsin. Sen benim, kalbimin, hayatımın, aşkımın, sevgimin, ve sonsuz güvenimin katilinden başka bi bok değilsin. Bok bile senden temiz gözümde. Benim gözümde ne olduğun önemli olsaydı biraz saygı duyardın bana. Kandırmazdın. Oynamazdın benimle. Nasıl yedirdin kendine? Söyle hadi, nasıl yaptın? Sana tüm hislerimi söylüyorum şimdi, aylar sonra, belki ismimi, cismimi yüzümü bile hatırlamıyosundur ya, o günleri tekrar hatırlatabilir miyim sana? Sen benim için öldüğünü söylerken ben senin için cehennemde yaşamaya razıydım biliyor musun? Seninle günah işlemek cennetten bile güzeldi. Beni hiç düşündün mü, hadi bunu bana söyle nolur? Bittikten sonra hiç gelmedim mi aklına? Geldiysem niye geri gelmedin? Gelseydin boynuna sarılır ağlardım. Umudum yok artık. Gelmeyeceksin biliyorum. Gittiğini de biliyorum. Bunu okumadan sileceğini de biliyorum. Çünkü seni biliyorum. İnsanfsız olduğunu biliyorum. Ve aslında beni öldürdüğünü sen de biliyorsun. Sana yazdıklarımı kaldıramayacağını da biliyoruz. Peki söylediğim bunca şeye rağmen, belki biraz da hakaret ettim kusura bakma, yaşanan onca şeyin hatrına beni bi kalemde silip atmasaydın, nasıl olduğumu sen de merak etseydin, nolurdu biliyor musun? İşte seni o zaman ömür boyu severdim. Şimdi tek fark bu işte. Biraz beni düşünseydin düşman değil, ömür boyu aşığın olurdum. Ama beni silip attın. Düşünmedin. Hissetmedin. Beni bırakırsan yaşayamam diyişlerime aldırmadın. Yaşadım evet, ama sen beden canlılığı diye bir şey bilir misin ki? Bedenin diriyken ruhunun ölü, kalbininse kayıp, seni terk edip gitmiş olması ne demek biliyor musun? Seni sevmiyorum çünkü artık seni seven kalbim yerinde yok. Seninle o da gitti, dargın bana. Sana inandığım için dargın, sana aşık olduğum için küskün bana. Olsun. Seni kaybetmekten büyük değil hiçbir şey inan. Ben sadece sevdim. Suçlu değildim. Kendimi suçlamıyorum. Aşkla dalga geçeceksen eğer geç, ben senin insan olduğunu da düşünmüyorum zaten. Seni de sevmiyorum hem. Dedim ya, gururum bu konuşan da. O da alıp başını gidecek şimdi, sussam da iyi olur hem. İyisin zaten sen. Beddualarım tutmadı biliyorum. Ama hakkım helal değil, çaldığın günlerim, akıttığım gözyaşlarım, öptüğün dudaklarımın tadını sana helal etmiyorum. Aşkımı, kalbimi, sevgimi, gururumu, hayatımı çaldın ve ben bir hırsıza kanarak kaybettiğim onca şeyi helal edecek değilim. Mutlu olacağım ve bir gün geri dönüp affedilmeni istemen için dua edeceğim her gün ve her gün. Belki tanrı bir kez olsun sesimi duyar da bana bu mutluluğu yaşatır. Şimdi sen nasıl başka yerlerde, başka dudaklarda, başka kokular tadıyorsan, ben de aynısını yapacağım. Ama kalbim bana geri döndüğünde ve sen diğer o tüm bedenleri kaybettiğinde, tek eksikliğin ben olduğumu, seni en güzel benim öptüğümü, sana en aşığın ben olduğumu, sana en sadık benim kalacağımı hem de bir köpek gibi, göreceksin. Şimdi ne halin varsa görebilirsin. Ben mutluyum. Senden de nefret ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder