2 ağustos gibi saçma sapan bir günde doğmuşum. tam olarak kaç yaşında olduğumu bilmiyorum, bence bu yaş işi çok yaş. tam bir muamma. 17 bitti diyor annemler, ama 18 de değilim. ÇOK GARİP DEĞİL Mİ YA. her ne boksa. bir yıl daha yaşlandım sonuçta.
insanlar 18 yaşına girerken böyle bi "ay ben reşit olacaaağm ağzınızı yüzünüzü sikeceeğm" gibi havalara girerler ya, ulan zerre kadar hissetmedim ya. belki de henüz reşit olmamamdan kaynaklanıyordur ama reşit olmaya yaklaştım. mutsuzdum. ailemle bir pasta üfleyip mutluluklar diledim. kendime tabii. geçen sene doğumgünümde daha mutluydum mesela, çünkü o zaman yanımda olmasını istediğim bi insan yanımdaydı. değildi ama yanımdaydı. doğduğum günü kutlamıştı. şimdi üstünden tam bir yıl geçmişken ne çok da şey değişmiş. ne o insan kalmış, ne de doğduğum için mutlu olduğuna dair sarfettiği sözleri. her ne boksa.
yanımda canım kuzenim vardı, kardeşlerim ve ailem vardı. gülüyordum işte. "im fine im just not happy" repliği aklımdan çıkmıyor çünkü bu ruh halinden kurtulamıyorum. kuzenimle de dertleştik tabii geç saate kadar. kurban olduğum lan.
sadece "doğumgünün kutlu olsun" gibi saçma sapan bir cümlesiyle bile beni mutlu edebilecek iki insan vardı dün. ikisi de mutlu etmedi. ikisi de ağzıma sıçtı. ben de onların ağzına sıçayım. bu kadar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder