
Hayır, sözde ben buraya İngiltere'den gelir gelmez post atacaktım. Hava da atacaktım, fotoğraflarla falan. Ne vaktim oldu, ne halim oldu, ne fırsatım oldu, ne fırsat verdiler. Öyle oldu maggot, ama bak hala adını unutmadım. Neyse. Ben İngiltere'ye gittim. Ve geçen gün, yeni fark ettim evet, ben hayalimi gerçekleştirdim dedim kendime. İnsan hayallerini gerçekleştirdikçe ya yeni hayaller ediniyor kendine, ya da iyice büyütüyor hayattan beklentilerini. Kendi büyüdükçe, dertleri de büyüyor, hayalleri de. Hayaller en büyük dert insanın başına. Üstelik bir de gerçekleşmeyecek kadar imkansız, zor görünüyorlarsa insana, tam bir sik gibi. Neyse. Hamleys Toy Shop'tan bir fotoğrafım var. Ayıcıklara benzemeye çalışmışım ama daha çok onlar bana benziyor gibiler, ben onlardan daha ayıcık gibiyim.
Harikaydı. Ne diyebilirim ki. Nefes aldığımı hissediyordum. Dönmek istemiyordum, hiç. Şartları da sikeyim, kaçıp gitmek geldi diğerlerinin yanından. Mesela dedim ki bazılarına, sen burada yaşamayı hak etmiyorsun. Durdular. Öyle çünkü. Şiştim.
Merhaba burdan solumda, ordan sağımda gözüken bayım. Seninle o yapma kılıçlarla savaşmayı öyle istedim ki -aslında seninle o kadar çok şey yapmak istedim ki ama bunu ayrı posta saklayalım-, gezi zamanının ebesine sıçayım ben. Yapamadık, olsun. Diğer dombilican, olum seni yerim yerim yapasım geldi, ama yapamadım. Londra'nın göbeğinde seninle kaldırımın iki tarafından bağrışmak! Aboooo. Gözümden yaş düştü şu an, şıp. Sizi bırakmak çok üzücüydü. Sarı oğlan (sarı kızın diğer versiyonu), sen benim bavulumla gelebilirdin ama mesaiye kalıyormuşsun. Olsun. Seni bulacağm.
Bu 4 ayda ne mi yaptım? Bir aşktan geçtim. Güzel bir aşktan. Yorucu bir aşktan. Ders çalıştım. Kilo aldım, verdim. Yeni insanlarla tanıştım, hepsi güzel yerler edindiler hayatımda. Eski insanlarla konuştum, hiç kaybolmayan, kaybolmayacak insanlarla konuştum. Onları geri kazandım, sonra fark ettim ki aslında hiç kaybetmemişim. Kazandıklarımı kaybettim, sonra fark ettim ki aslında hiç kazanmamışım. İyisiyle kötüsüyle geçti zaman, geçmeye devam ediyor. İyi geçirmeye çalışmaktan yoruldum. Artık hiçbir şey yapmıyorum. Oluruna bırak, her neyse geçer demiş Sıla. Ama banane yani. Doğru ama banane.http://fizy.com/#s/1luexl
Kimse okumasın istiyorum blogumu. Aslında okuyabilirler de. Ama bu kadar sıçmıklı, sıkıcı, boğucu bir bloga sadece bakıp geçeceklerdir, zaman kaybetmek isteyenler okuyacaktır birkaç cümle. Aslında sadece fotoğraf paylaştığım bir blog olsun istedim ama bunu zaten Tumblr'da yapıyorum, vazgeçtim sonra. O kadar eziksin ki, ama Tumblr'dan o kadar ayrısın ki. Ayrı bir yerin var lan. Göt. Yazmayı da ne çok özlemişim. Keşke biraz da felsefe yapsam, biraz edebiyat yapsam. Kendimi bir şey sanmasam. Falan. Sanamam zaten. Kendimi bir şey sansam kendimi bir şey sandığımı söylerdim. Değil mi. Değil. Kafamın içinde telefonlar ötüyor, hem de kilise çanı melodili, "zırrrrrrr" sesli, melodisiz aslında. Canım sıkkın maggot, canım çok sıkkın. Canım kalmadı artık.
Kimse okumasın istiyorum blogumu. Aslında okuyabilirler de. Ama bu kadar sıçmıklı, sıkıcı, boğucu bir bloga sadece bakıp geçeceklerdir, zaman kaybetmek isteyenler okuyacaktır birkaç cümle. Aslında sadece fotoğraf paylaştığım bir blog olsun istedim ama bunu zaten Tumblr'da yapıyorum, vazgeçtim sonra. O kadar eziksin ki, ama Tumblr'dan o kadar ayrısın ki. Ayrı bir yerin var lan. Göt. Yazmayı da ne çok özlemişim. Keşke biraz da felsefe yapsam, biraz edebiyat yapsam. Kendimi bir şey sanmasam. Falan. Sanamam zaten. Kendimi bir şey sansam kendimi bir şey sandığımı söylerdim. Değil mi. Değil. Kafamın içinde telefonlar ötüyor, hem de kilise çanı melodili, "zırrrrrrr" sesli, melodisiz aslında. Canım sıkkın maggot, canım çok sıkkın. Canım kalmadı artık.

Okul bitti. Yine teşekkür belgesi alıyorum. Neden uzattıysam, "belgesi" diye. Olsun. Lise 3 oluyorum. Büyümek istemiyorum. Bu yaz 17 olacağım mesela, ne boktan bir yaş. Ben 17 olmak istemiyorum. Ölene dek 16 kalabilirim, farklı şartlarda elbette. Ya da direk 18'e atlayayım. Ben en iyisi 18'e gelene kadar 16 diyeyim yaşıma. Zaten ben 30 yaşıma da gelsem, 16 dediğimde herkes yer. Yani. Uğraş bulmalıyım kendime. Gezip tozmak, tamam, iyi güzel. Kurs bulmalıyım. Dikiş nakış dedi birileri. Güldüm, falan. Yine basketbola devam edeceğim sanırım. Orası da çok pasif sanki. Zırt. Bok gibi. Çok da sıcak. Gidip bir cam açayım şimdi.
http://fizy.com/#s/1lxx7g
Cereyan yaptı.
http://fizy.com/#s/1lxx7g
Cereyan yaptı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder